İlk Günah
İlkler her zaman unutulmazdır. İlklerden ilkeler çıkar. Yaratılış da işlenen ilk günah yani Adem ve Havva kıssası cennetten kovulmanın ilk işaretiydi. Kadim kutsal kitapların öğretisinde Tanrı, Adem'e Aden bahçesinde her şeyden yiyebilir ve tadabilirsin dedi yalnızca iyiyi ve kötülüğü bilme ağacına yaklaşma dedi. Havva, Adem'e yaklaştı vesvese verdi. Adem de ilk günahı işledi. Tanrının emrine karşı çıktı ve cennetten kovuldular. Hristiyan teolojisinde Havva'ya bu fikri veren yılandır. Arapça da vesvese yansıma bir sözcüktür. Fısıltı demektir. İçten içe fısıldadı. Kötülüğü telkin etti. Yanılttı. Yılan hem sinsiliği temsil eder hem de yeniden doğuşu. Yani yılan hem iyiliği hem de kötülüğü temsil eder. Yılan derisini değiştirerek yeniden doğuşu ve dirilişi temsil ettiği için Adem ve Havva için de yeniden bir yaşama vesile olmuştur. Yalnız bu hayat cennetteki konfordan ziyade dünyadaki çetin ve acımasız bir gerçekliğe dönüşmüştür.
Adem ve Havva kıssası bir düşüş hikâyesidir. Bu düşüş ilk günahla başladı. Heidegger ise bunu dünyaya fırlatılmak (geworfenheit) der. Kendi seçimlerimiz yüzünden burada değiliz der. Dünyaya fırlatıldık ve başıboş bırakıldık.
İlk insandan itibaren hayatımızın en kaçınılmaz sorusu nereden geldik nereye gidiyoruz? İlk günah üzerinden kaç yıl geçti? Tesadüfen mi yaşıyoruz yoksa her şey önceden yazılmış mı? Büyük sorular ama cevapları hep muallak. Dinlerin öğretisini mi kabul edeceğiz yoksa pozitif bilimin rehberliğine mi sığınacağız?
Cevaplarını bilmiyorum. Yalnız şunu iyi biliyorum. İnsanlar tarih boyunca düşkünlük içinde yaşadılar. Birbirlerini katlettiler. İlk günah ölümlerle değil Tanrının buyruğuna itaat etmemekten geldi. Şimdi ilk günah üzerinden çığ gibi büyüyen kötülükler zinciri hükümran oldu. İnsanlar çoğaldı. Topraklar fethedildi. Katliamlar yapıldı. Savaş hukuku ve uluslararası hukukun bir masaldan ibaret olduğu anlaşıldı.
Aradaki zamanı bilmiyoruz ama Adem'in çocukları dünyadaki ilk büyük günahı işlediler. Yeryüzündeki ilk cinayet Kabil'in kardeşi Habil'i öldürmesiyle başladı. Haset tohumlarının atıldığı ilk an kutsal kitapların öğretisine göre buydu. Ne kadar teknolojik bir çağda olsakta hâlâ bir yerlerde bizi harekete geçiren ilkelliklerimiz mevcut. Gelişmiş olmak bizim o ilkel dürtümüzlere söz geçiremiyor. Yasaklı ağacın gölgesinde hâlâ ölümler devam ediyor.
Küçük günahlar ve büyük günahlar içinde dünyadayız. Düştükçe daha çok düşüyoruz. Acınası hâldeyiz. İyilikler mi daha fazla yoksa kötülükler mi? Yedi büyük günah artık sıradanlaştı mı? Kibir, Açgözlülük, Şehvet, Öfke, Kıskançlık, Oburluk, Tembellik galiba bunları medyada daha çok görüyoruz. Bunlar ilk günahın çocukları.
Hayatta kalmanın ilkesi öldürmek galiba. Kötüler iyileri, iyiler kötüleri. Kötülerin amacı tatmin, kibir ve açgözlülük. İyilerin amacı bunları sonlandırmak. Dexter dizisinde seri katil olan Dexter Morgan'ın bir kodu vardı. Sadece suçluları ve kanunlardan sıyrılanları öldürmek. Seri bir katil olan Dexter, babası Harry sayesinde öldürme dürtüsünü faydalı bir işe çevirdi.Dexter'in Tanrısı Harry'di. Kanunlarını verdi ve bunları uygulayacaksın dedi. Masum insanlara dokunmayacaksın. Onun içindeki karanlık yolcusunu dindirmenin tek faydalı yanı buydu. Adaletten kaçanları bul ve öldür. Asla yakalanma ve iz bırakma. Empati yoksunu olan Dexter Morgan'ın öldürme güdüsü bir ilkeye bağlanmış ve toplumun yararına dönüşmüştü.
İlklerden ilkeler çıkar demiştim. Herkesin yaşam öyküsü farklı. Herkesin kanunları farklı. İlk sıraya neyi koyarsan önceliğin o olur. İlk günahı mı tercih ediyorsun yoksa sana vaat edilen Aden cennetlerini mi?
Yorumlar
Yorum Gönder